
31 Mayıs 2011 Salı
Darth Vader

Democracia Real Ya 2

Sr. Puig (mahalli hükümetin baskani) burasi tematik bir park degil özgür bir halkin meydanidir.
30 Mayıs 2011 Pazartesi
Democracia Real Ya

Google: Ispanya'da demokrasi
Sunu mu demek istediniz: Ispanya'da Diktatorluk.
4 Mayıs 2011 Çarşamba
23 Nisan, Kitap ve Gül
Ama ortada görünmeyen bir gerilim mevcut. Şöyle ki; Katalunya, İspanya’nın yarı özerk 17 bölgesinden biri, Katalunya’nın İspanya’ya katılması Kastil-Leon prensesi İsabel ile Aragon prensi Ferdinad’ın evlenmesine kadar giden uzun bir hikayesi var. Bu birleşmenin sonrasında başkent Madrid’in dili yeni fethedilen yerlerin lisanı olarak yayılmaya başlıyor. Bugün İspanyolca dediğimiz Kastil lisanı dünyanın diğer bölgelerine yayılarak bugün 500 milyona yakın kişinin ana dili oluyor. Siyasi birliğin 15.yy sonlarında sağlanmasından sonra ise Katalanca mahalli bir dil olarak yaşamaya devam ediyor. “Tek Dil Tek Millet” şiarıyla hareket eden Franko Katalanca’yı yasaklıyor. Franko’nun ölümünden sonra tekrar özürgürlüğüne kavuşan Katalanca, Katulunya bölgesinin resmi dili olarak kullanılmaya başlanıyor. Üniversite öncesi eğitimde zorunlu dil Katalanca, İspanyolca ikinci dil olarak öğretiliyor. Ama Katalanların çok büyük bir yüzdesi iki lisanı ana dil sahibi, yaşlılar arasında kıyıda köşede kalmışlar hariç.
Yılların yarattığı baskı Katalanlar’ın Katalanca üzerideki hassasiyetini arttırmış. Hatta Katalanlar'ın milliyetçiliklerini dil üzerinden yaptıkları bir gerçektir. Katalunya'da ayrılıkçısından en ılımlısına kadar Katalanca yarı kutsaldır. Barselona belediyesi Katalanca kursunun ilk birkaç kurunu ücretsiz olarak vermekte. Mahalli hükümetin eski başbakanı Montilla, Endülüs bölgesinden olmasına rağmen bu göreve gelmesinde iyi derecede Katalanca bilmesinin etkisi olmuştur. Benim de bu konuda yaşadığım birkaç tecrübe oldu. İspanyolca öğrenmeye başladığım zamanlarda Katalan arkadaşlarımdan sohbetimizin bir yerinde “ne zaman katalanca öğrenmeye başlayacaksın?” sorusunu birkaç kez duymuşluğum vardı. Başka bir sefer de yarı resmi bir kuruma ispanyolca yazılan maile katalanca cevap verildiğini de gördüm. Katalanlar dilleri konusunda bu kadar hasas olmalarına rağmen Katalanca en fazla 6 milyon insanın konuştuğu bir dil: İspanya’da Katalunya ve Valencia bölgesinde, Balerik adlarında, Andorra’da –buranın resmi dili- ve Fransa’nın güney bölgelerinde konuşulmakta. Yukarıda bahsettiğim gerilim de buradan doğmakta. Bir yanda 500 milyona yakın insanın konuştuğu bir dil İspanyolca (çinceden sonra dünyada ikinci en fazla konuşulan ana dili) diğer yanda 6 milyona yakın kişinin bildiği Katalanca.
Her ne kadar bağımsızlık yanlıları az olsa da, milliyetçi kanat ağırlıkta Katalunya’da. En olmayacak ihtimali düşünerek şöyle bir fikir yürütebiliriz. Katalunya’nın İspanya’dan bağımsızlığını ilan etmesi daha evrensel bir perspektiften mahalli bir dünyaya mahkum olmaları neticesine doğurabilir. Bu mikro milliyetçiliğin yarattığı dar perspektif İspanya ile birarada ortaya çıkardıkları enerjiyi yok edebilir. Bunun en güzel örneği belki de futboldan verilebilir. FC. Barcelona’nın dünyaca tanınmasında Real Madrid ile aralarındaki amansız mücadele yatmaktadır. Kendi liginde Girona, Tarragona’ya karşı mücadele eden FC. Barcelona her halde dünyada kimsenin pek tanımadığı bir takım olurdu.
Bu gerilimin sadece kültürel, lisan boyutunu ele alamaya çalıştım burada. İspanya’da yaşanan kuzey-güney gerilimini daha sonra değerlendirilebilir. Yukarıda kısaca özetlediğim sebeplerden dolayı 23 Nisan Katalunya için temsil ettikleriyle Gül ile Kitab’ın gerilimini yaşamakta, yahut yerel ile evrenselin.
Resimler için Emrah'a teşekkürler.





1 Mayıs 2011 Pazar
30 Nisan 2011 Cumartesi
Heyy!!! Pinky
Yaklasik 16 yahut 17 sene önce Pink Floyd ile Adnan Abi´nin antikaci dükkaninda tanistim. Çalan parça Shine on You Crazy Diamond idi. Giristeki o gitar solo aklimi basimdan almisti. Adnan abiden kasetini ödünç aldim ve defalarca dinledim. Daha evvel lisede arkadaslarimdan Pink Floyd un ismini duymustum fakat yolum kesismemisti. O zamana kadar Mogollar, Baris Manço, Erkin Koray, Cem Karaca gibi Türk rock tarihinin önemli isimlerini dinlemistim ama yabancilardan kimseyi dinlememistim. Iste o günden sonra müzik zevkimin gelismesi dis mihrakli müzik üzerinden olmaya basladi. Albümlerini teker teker bulup dinlemeye basladim. Liseden arkadasim Engin´den, kendisi lisede de Pink Floyd dinleyen bir sahis idi, bu konuda çok yardim aldim. Her albüm farkli bir maceraydi benim için, gizli bir mabeddi. Her dinleyisimde insan tahayyülünün akislerini görmek beni heycanlandiriyordu. Aslinda bu durum hala devam etmekte.
21 Nisan 2011 Perşembe
Un cortado por favor!!
La Granja Kahvehanesi
Roma Dönemine ait duvar.
Churros ve Cortado
Churrosçu





