7 Eylül 2012 Cuma

Akdeniz Dünyasi'nda Etkilesim 1: La Aduana



La Rambla'dan Kristof Kolomb heykeline vardiginizda sag tarafinizda sizi büyük bir bina karsilar. Enric Sagnier ve Pere Garcia i Fària tarafindan tasarlanan bu bina 1896 ile 1902 arasi insaa edilmis. Limana hakim bir konumda olan bu bina o zamandan bu yana Barcelona gümrügü olarak kullanimakta. Ama burada binanin tarihine degil bir sözcügün - bu binanin kapisinda yazan Aduana- tarihine deginecegim. 

La Aduana Ispanyolca'da "gümrük" anlamani geliyor. Ispanyolca sözlüklere baktigimizda ise kelimenin Arapça'dan geçdigini görüyoruz. Ki Arapça'da da resmi kayitlarin yazildigi defter, yazihane, ofis anlamlarinda kullaniliyor. Arapça'ya Farsça'dan geçen Divan, Farsça'da ayni manalari karsiliyor. Orta Dönem Türkçesinde de yine Farsça'daki anlamlariyla kullanilmis: Divan-i Humayun ( devletin en yuksek ofisi) , Divan ( siirlerin topladigi defter)

Akdeniz dünyasi yüzyillar boyu kelimelerin, renklerin etkilesimlerin dünyasi olmustur. Her ne kadar bugun bazi keskin ayrimlarin oldugu iddia edilse de burada verdigimiz örnekteki gibi biraz üzerini kazidiginizda kültürler arasi etkilesime ait kanitlar ortaya çikmakta. 

Ufak bir not: Divan kelimesi yine gümrük anlaminda Fransizca'ya douane , Italyanca'ya da dogana olarak geçmistir.





7 Ağustos 2012 Salı

Mendizabal Kahvehanesi

Barselona'nin ender kalmis sokak kahvehanelerinden biri Mendizabal; La Boqueria'nin bir alt sokagi olan Carrer del Hospital ile Carrer de la Junta de Comerç'in kösesine konuslanmis. Bu kahvehanenin özelligi barinin dogrudan sokaga bakmasi yani kapali bir mekana sahip degil. Haftada bir yahut iki gün is çikisi ayakta kahvemi içtigim ve gazetemi okudugum mekanlardan. Sokaginin karsisinda her ne kadar sandalye ve masalari olsa da ayakta kahvelenmek yazihanede geçmis bir güne iyi gelmekte. Zaten arkadaslar arasinda konusurken ismini de Ayak Kafe olarak zikrediyorum genelde. Fotolar için Hakan Balaban'a tesekkurler. Blogun arka planinda kullandigim foto da kendisine aittir. 










26 Nisan 2012 Perşembe

14 Şubat 2012 Salı

Calçot:Katalan Mutfagina Giris

Geçen haftasonu arkadasim Baybars ile Manresa'ya Calçots yemege davetliydik. Calçots, taze soganin mangalda pisirilerek yaninda romesco sosuyla sunuldugu subat, mart aylarina ait mevsimlik bir yemek. Taze soganlarin kökleri temizlendikten sonra mangalda kizartilmakta, beyaz kisminin kabuklari temizlenip, sosa batirildiktan sonra yenmekte. Biz de pazar günü bir buçuk saate yakin süren seyahatimiz sonunda Manresa'nin dag köylerinden birine gittik. Saat 12:00 gibi yaktigimiz mangalin basinda kar altinda saat 16:00'ya kadar hem Calçotlarimizi pisirdik, hem de keyifli bir muhabbet yaptik. Sofrada Calçotlarin yaninda kuzu pirzolalari da afiyet ile midemize indirdik. Sizlere de okumasi ve resimleri kaldi. :) afiyet olsun. PF


Calçotlarin kök kisimlari temizlenirken



Izgaraya dizilen Calçotlar

Mangalda pisirirken

Soframizda yenmeyi bekleyen Calçotlar

Romesco sosu ( turuncu) ve yenmis Calçotlarin kabuklari

Calçotlarin beyaz kisimlari temizlenirken

Calçotlari afiyet ile yerken

13 Şubat 2012 Pazartesi

Colonia Güell

Barselona şehri denilince ilk akla gelen şahıs Antoni Gaudi’dir. Her biri kendi nevinde bir şaheser sayılabilecek çalışmalar bırakmıştır. Gaudi’nin arkasında başka bir şahıs vardır ki, onun hamiliği olmasaydı Gaudi mimarlık tarihinin en cesur çalışmalarını meydana getiremeyecekti. Bu kişi Eusebi Güell’den başkası değildir. Güell Barselona’nın önemli sanayicilerindendir. Sanayici olmasının yanında Katalan milliyeçiliğini entelektüel bakımdan destekleyen bir figürdür. Bu iki Katalan 1878’de Paris fuarında tanışmışlar ve Barselona’ya döndüklerinde görüşmeye devam etmişlerdir. Bu dostluğun ve de hamiliğin münbit neticeleri olmuştur Barselona için. Palau Güell, Parc Güell bunlardan birkaçıdır.

Fakat Güell’in Barselona’dan trenle 20 dakika uzaklıkta yaptırdığı Colonia Güell pek bilinmez. 1890’da Barselona Sants’ta bulunan tekstil fabrikasını Santa Coloma de Cervello’ya taşır. Yenilikçi bir işadamı olan Güell yeni yaptırdığı fabrikasının yanına işçilerin yaşayacağı evleri ve sosyal imkanları da eksik etmez. Okul, tiyatro, sağlık ocağı ve kilise bunlardan birkaçıdır. Güell bunların inşaası için değişik mimarlara sipariş verir. Colonia Güell 1936’da kamulaştırılır. İç savaş sonrasında tekrar mülkiyetini alan Güell ailesi 1943 yılında başka bir aileye satar. Fabrika 1973 yılındaki sektörel kriz sonrasında ise tamamen kapatılır. Şimdi ise sakin bir köy havasında gelen ziyaretçilerin karşılamaktadır.

Colonia Güell’in kilise inşaası için Gaudi 1898’de görevlendirilir. 1908 yılında inşaata başlayan Gaudi kiliseyi iki katlı ve 40 metre yükseliğinde olarak tasarlar. 1914 yılında Güell ailesi Gaudi’yi mali olarak kilisenin inşaatına kaynak sağlayamayacaklarını bildirir. 1915 yılında Barselona piskoposu tamamlanan ilk katı takdis eder ve ibadete açar.

Nasil Gidilir: Plaza Espanya'dan hareket eden S4, S8 ve S33 hatlarina binip Colonia Güell duraginda iniyorsunuz. 20 dakika sürüyor.


Tren istasyonundan Colonia Güell'e yol tarifi


Tekstil Fabrikasi


Tekstil Fabrikasi


Colonia Güell Sokaklari


Colonia Güell Sokaklari



Mimar Francesc Berenguer i Mestres tarafindan yapilan okul ve ögretmen evi


Okul baska bir açidan


Okul


Mimar Joan Rubio i Bellver tarafindan yapilan ev


Mimar Joan Rubio i Bellver tarafindan yapilan ev ( baska bir açidan)



Mimar Joan Rubio i Bellver tarafindan yapilan baska bir ev


Antoni Gaudi tarafindan yapilan kilise


Kilisenin planlanan tasarimi , Kirmizi çizgiler tamamlanmayan bölümleri göstermekte

Gaudi'nin zincirlerden faydalanarak yaptigi üç boyutlu modelleme


Yerdeki aynadan yansiyan kilisenin modellemesi


Kilisenin Çan Kulesi


Kilisenin giris kapisindan detay, pencere üzerinde Alfa ve Omega harfleri ( Tanrinin ezeli ve ebdediligine dair incilden bir bölüme atfen)

Kilisenin iç kismi

Kilisenin latin haçi olarak tasarlanmis pencereleri

Pencerenin kanatalarinin açilmasi sonucunda kelebek sekline donmus pencere

4 Aralık 2011 Pazar

Cahillik Açliktan Daha Tehlikelidir

Dün, yapacagim gezi ile alakali harita ve kitap ararken La Rambla'dan Pi Meydani'na giden yolda bulunan kitapçiya da ugradim. Her daim degisik ve çarpici bir vitrin düzenlemesine sahip Documenta'nin bu sefer vitrininde Katalanca "Cahillik açliktan daha tehlikelidir" yaziyordu.










1 Eylül 2011 Perşembe

Montjuic, Dikey Limit

Üniversitede iken Yildiz Dagcilik klubünün ufak duvarina arada gidip tirmaniyordum. Yine ayni dönemde Adre-x'te çalisirken de üniversite festivallerinde tirmanis duvari kuruyordum. Ama vücudumun kaya tirmanisina pek uygun olmamasindan dolayi vasatin altindaydim hep. Daha çok daga tirmanis için bir pratik oluyordu benim için kaya tirmanis ve boulder. Sonra vardiyali bir iste çalismaya baslayinca kaya tiramanisi ve suni duvar tirmanislari akim kaldi.

Barselona'da Montjuic'te suni tirmanis duvari oldugunu daha evvel duymustum. Bundan dostum Baybars'a bahsettim. O da beraber yapariz diye kata (kaya tirmanis ayakkabisi) almisti. Baybars birkaç haftasonu bensiz gitti. Geçtigimiz hafta sonu katalarimi sirt çantamdan çikartip ona katildim. 7-8 sene sonra tekrar duvar tirmanmaya geri döndüm. Tabii ilk gün olmasi sebebiyle biraz hamdim ama yakinda piserim gibi geliyor. Baybars ile hem tirmandik hem de muhabbet ettik. Arada ben fotograf çektim. Her pazar tirmanis için oradayiz artik.


Tirmanis Tüneli!!!



Yan geçis yapan tirmanisçilar.

Rotada iple tirmanan abla